| Ömür boyu sevsin beni yeter
| Let him love me forever
|
| Ömür boyu bu aşk bitmez sürer
| This love lasts forever
|
| Ömür boyu kalbim onla titrer
| All my life my heart trembles with it
|
| Bu öyle bir aşk ki ömre değer
| It's such a love that it's worth a lifetime
|
| Bu aşkla çizildi kader yolu
| This path of destiny was drawn with love
|
| Demek ki aşk buymuş gerçek duygu
| So this is love, the real feeling
|
| Herşeyim sevdiğim benim oldu
| My everything has become my love
|
| Çarpıyor yüreğim onla dolu
| It's beating my heart is full of ten
|
| Fırtınalar kasırgalar, ayrılıklar barışmalar
| Storms, hurricanes, separations, reconciliations
|
| Aşkımızın karşısında gelip geçer
| It comes and goes in front of our love
|
| Üzüntüler suskunluklar, dargınlıklar pişmanlıklar
| Sadness, silence, resentment, regret
|
| Aşkımıza yabancı duygular
| Feelings foreign to our love
|
| Gizlisi saklısı yok ki bu sevdamızın
| There is no secret that this is our love
|
| Ayrısı gayrısı yok ki şu dünyamızın
| There is no other than that of our world.
|
| Her anıyla yaşanan bu aşk çok güzel | This love that is lived with every moment is very beautiful |