| Felek (original) | Felek (translation) |
|---|---|
| Boynumu büküp böyle düştüm yollara | I bent my neck and fell on the roads like this |
| Boş yere ah etmişim yalan yıllara | In vain ah I have lied to the years |
| Beni muhtaç ettin namert kullara | You made me needy to the despicable servants |
| Perişan ömrümü söndürdü felek | Fake extinguished my miserable life |
| Ey felek zalim felek beni bir kalpsize | O fate cruel fate make me a heartless |
| Beni vicdansıza muhtaç ettin felek | You made me need the unscrupulous, fate |
| Perişan ettin felek | You ruined it |
| Kanadın kırılsın felek | Let your wing break |
| Sevgiden ne de aşktan gülmedi yüzüm | My face did not smile out of love or love |
| Baharım hep kış oldu, kış oldu güzüm | My spring has always been winter, winter has become my fall |
| İşte ben böyle bir garip öksüzüm | Here I am such a strange orphan |
| Ümitler doğmadan öldürdü felek | Death killed before hopes were born |
