| Ne bulsam bana benzeyen
| Whatever I find looks like me
|
| Alkışladım, taşladım
| I applauded, I stoned
|
| Var, bir bildiğim var
| I have one thing I know
|
| Üstü yüz metre kar
| One hundred meters of snow
|
| İzi kalıyor, birikiyo, her şey saklı
| It leaves a trace, accumulates, everything is hidden
|
| Çirkinlikte güzele uçtu aklı
| His mind flew to beauty in ugliness
|
| Yan, derdine yan
| Burn, burn your troubles
|
| Bil kuşun kanadından
| Know from the wing of the bird
|
| Nasıl güzel üzülüyorum bazen gece bir vitrine bakar gibi
| How beautiful I get sad sometimes like looking at a window at night
|
| Kalbimde fay hattım
| My fault line in my heart
|
| Ah benim hayatım
| oh my life
|
| Doldurdum, boşalttım
| I filled, I emptied
|
| Yine eksik kalıyor
| It's still missing
|
| Kalbimde fay hattım
| My fault line in my heart
|
| Ah benim hayatım
| oh my life
|
| Ölçtüm, biçtim, tarttım
| I measured, I cut, I weighed
|
| Hiçbir yere sığmıyor
| it doesn't fit anywhere
|
| Kimseyi kimseye zorlamadan
| without forcing anyone
|
| Gönlün ayarıyla oynamadan
| Without playing with the setting of your heart
|
| Olsun dedim, olmadı
| I said okay, it didn't happen
|
| Sen ve ben yandık tümden
| You and I burned completely
|
| En çok zaman haklı
| most time right
|
| İzi kalıyor, birikiyo, anılara gidiliyor
| It leaves a trace, accumulates, goes to memories
|
| Kendim çalar oynarım
| I play myself
|
| Yan, derdine yan
| Burn, burn your troubles
|
| Bil yerinde taşlardan
| Know the stones
|
| Nasıl güzel üzülüyorum bazen süs çiçeği koklar gibi
| How beautiful I feel sad sometimes like smelling ornamental flowers
|
| Kalbimde fay hattım
| My fault line in my heart
|
| Ah benim hayatım
| oh my life
|
| Doldurdum, boşalttım
| I filled, I emptied
|
| Yine eksik kalıyor
| It's still missing
|
| Kalbimde fay hattım
| My fault line in my heart
|
| Ah benim hayatım
| oh my life
|
| Ölçtüm, biçtim, tarttım
| I measured, I cut, I weighed
|
| Hiçbir yere sığmıyor
| it doesn't fit anywhere
|
| Kalbimde fay hattım, ah
| Fault line in my heart, ah
|
| Doldurdum boşalttım
| I filled and emptied
|
| Kalbimde fay hattım
| My fault line in my heart
|
| Ah benim hayatım
| oh my life
|
| Hiç bir yere sığmıyor
| It doesn't fit anywhere
|
| Hiç bir yere sığmıyor
| It doesn't fit anywhere
|
| Hiç bir yere sığmıyor | It doesn't fit anywhere |