| Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir
| Every union is a new baby that your heart will nurse
|
| Önce emeklemeyi sonra yürümeyi öğretmen gerekir
| You need to be taught to crawl first, then walk.
|
| Kalbindeki sütü tüketmediler mi?
| Have they not consumed the milk in their hearts?
|
| Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir
| Sometimes it's better not to start at all than to end one day.
|
| Çünkü beraberlik yaşlanırken bir terkediş gençleşir
| 'Cause while togetherness grows old, an abandonment gets younger
|
| Seni hiç terketmediler mi?
| Didn't they ever leave you?
|
| Aslında dostluklar da kardan adam gibidir
| In fact, friendships are like a snowman.
|
| Eriyecekleri bile bile inşa edilir
| They are built knowingly that they will melt
|
| Kapım neden hiç çalmıyor artık?
| Why doesn't my door ever ring anymore?
|
| Fotoğraflardaki insanlar hatırlıyor mu beni? | Do the people in the photos remember me? |
| İsimleri neydi?
| What were their names?
|
| Bunların yüzleri çok tanıdık…
| Their faces are very familiar...
|
| Yalnız kalmak bir ilaç mıdır yoksa hastalığın ta kendisi mi?
| Is being alone a medicine or is it the disease itself?
|
| Işığı görünce karanlığa kaçıyorum hemen böcekler gibi
| When I see the light, I run away into the darkness like insects
|
| Bir şeye çok uzun süre bakarsan onu görmemeye başlıyorsun
| If you stare at something for too long you stop seeing it.
|
| Hayat, keşke bu kadar etobur olmasaydı…
| If only life weren't so carnivorous...
|
| İşte sen! | Here you are! |
| Kurbanlarından korkan kanlı zalim bıçak…
| The bloody cruel knife that fears its victims…
|
| Sen! | Joyful! |
| Kendi gölgesinden bile korkan bir paranoyak…
| A paranoid who is even afraid of his own shadow...
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Sen! | Joyful! |
| Kırık cam üstünde yalınayak ve çırılçıplak…
| Barefoot and naked on broken glass…
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Kalbi çoktan iflas etmiş bir kardiyak !
| A cardiac whose heart has already failed!
|
| Kalbi çoktan iflas etmiş bir kardiyak !
| A cardiac whose heart has already failed!
|
| Yalınayak ve çırılçıplak…
| Barefoot and naked…
|
| İşte sen !!!
| Here you are!!!
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir paranoyak
| a paranoid
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Bir hipokondriyak
| a hypochondriac
|
| Siz ikiniz siz ikiniz benim hakkımda ne konuşuyorsunuz?
| What are you two talking about me?
|
| Senin… Senin ismin neydi?
| Your… what was your name?
|
| Her birliktelik kalbinin emzireceği bir yeni bebektir. | Every union is a new baby that your heart will nurse. |
| Önce emeklemeyi sonra
| First crawl, then
|
| yürütmeyi öğretmen gerekir | need to teach execution |