| Anason (original) | Anason (translation) |
|---|---|
| Dokunsalar ağlayacaksın | If they touch you will cry |
| Ama hiç dokunmuyorlar | But they never touch |
| Biçare bakan gözlerin bırak kanasın | Let your desperate eyes bleed |
| Gücüne gitsin şarkılar | Get Strong Songs |
| Anason kokarken sofralar | Tables smelling anise |
| Yaşlandırıyor seni aynalar | mirrors make you old |
| Her geçen yıl birer birer | One by one each year |
| Masadan eksiliyor dostlar | It's disappearing from the table, friends |
| Aklın ilk göz ağrısında | At the first glance of the mind |
| Hatırlıyor mu seni hâlâ | Does he still remember you |
| Dikiş tutmayan bu büyük yara | This big wound that doesn't hold stitches |
| Bazı geceler kanıyor hâlâ | Some nights still bleed |
| Anason kokarken sofralar | Tables smelling anise |
| Yaşlandırıyor seni aynalar | mirrors make you old |
| Her geçen yıl birer birer | One by one each year |
| Masadan eksiliyor dostlar | It's disappearing from the table, friends |
| Sessizce aktı gitti yıllar | Years passed silently |
| Seni hiç uyandırmadan | without ever waking you up |
| Ve bir sabah uyandığında | And when you wake up one morning |
| Kalmışsın tek başına | you are left alone |
