| Anlıyorsun (original) | Anlıyorsun (translation) |
|---|---|
| Kokusu mu sinmiş yastığına, uykuna gem vurmuş | Is its smell permeated on your pillow, has it curtailed your sleep? |
| Arzusu mu dinmiş yokluğunda, gözlerine perde düşmüş | Is his desire quenched in his absence, a veil has fallen over his eyes |
| Gizlice akan gözyaşında, yanakların suyunu çekmiş | In your secretly flowing tears, your cheeks shriveled |
| Şarkısı mı bıtmış kulaklarında, gece yarısını çoktan geçmiş | Is his song finished in your ears, it's already past midnight |
| Anlıyorsun bitecek | You understand it will be over |
| Gözlerin renkten düşecek | Your eyes will fall out of color |
| Sancıların, henüz bir bebek | Your pains are still a baby |
| Gitgide büyüyecek | It will gradually grow |
| Biliyorsun bitecek | You know it will end |
| Gözlerin yorgun düşecek | Your eyes will get tired |
| Yanlızlık, henüz bir bebek | Loneliness, still a baby |
| Günden güne büyüyecek | will grow day by day |
| Bir mavi bisiklet mi kalmış, çocukluk rüyasında | Is there a blue bike left in your childhood dream? |
| Başka renk mi düşlemiş kalbin, kırmızı odasında | Did your heart dream of another color, in its red room? |
