| Mutlu ol ömrünce sevgilinle
| Be happy all your life with your lover
|
| Ayrılık geçmesin yanından
| Don't let separation pass by
|
| Yalan yanlış anlattın herkese
| You lied to everyone
|
| Kendini düşürdün aşkımdan
| You made yourself fall out of my love
|
| Ben insanım yanılırım
| i'm human i'm wrong
|
| Seni kendin gibi görmekti hatam
| My mistake was seeing you as yourself
|
| Ah değilmiş of değilmiş
| Oh, it's not
|
| Aşkın tek sahibi kendi kendisiymiş
| The only owner of love was himself
|
| Yaşım genç
| I'm young
|
| Ama kalbim çok yaşlandı
| But my heart has grown too old
|
| Aşkı paylaşmak yokluğundan ağırdı
| Sharing love was heavier than your absence
|
| Seninle mutluluk gözümde kaldı
| I am happy with you
|
| Belki de böylesi daha doğruydu
| Maybe that was more true.
|
| Yaşım genç
| I'm young
|
| Ama kalbim çok yaşlandı
| But my heart has grown too old
|
| Aşkı paylaşmak yokluğundan ağırdı
| Sharing love was heavier than your absence
|
| Seninle mutluluk gözümde kaldı
| I am happy with you
|
| Belki de böylesi daha doğruydu
| Maybe that was more true.
|
| Her şey öyle yorgun ki gönlümde
| Everything is so tired in my heart
|
| Aşkın her kahrını yaşadım
| I've had every pain of love
|
| Sevmek derin yaradır kalbimde
| Love creates deep in my heart
|
| Sevilmek sönmeyen bir yangın
| To be loved is an unquenchable fire
|
| Aşk hem dostum hem düşmanım
| Love is both my friend and my enemy
|
| Kendi içimde el gibi dolaştım
| I wandered inside myself like a hand
|
| Sen değilmiş ben değilmiş
| It's not you, it's not me
|
| Aşkın tek sahibi kendi kendisiymiş
| The only owner of love was himself
|
| Yaşım genç
| I'm young
|
| Ama kalbim çok yaşlandı
| But my heart has grown too old
|
| Seninle mutluluk gözümde kaldı
| I am happy with you
|
| Aşkı paylaşmak yokluğundan ağırdı
| Sharing love was heavier than your absence
|
| Belki de böylesi daha doğruydu
| Maybe that was more true.
|
| Yaşım genç
| I'm young
|
| Ama kalbim çok yaşlandı
| But my heart has grown too old
|
| Aşkı paylaşmak yokluğundan ağırdı
| Sharing love was heavier than your absence
|
| Seninle mutluluk gözümde kaldı
| I am happy with you
|
| Belki de böylesi daha doğruydu | Maybe that was more true. |