| Sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi
| It's like you never let go of my hand
|
| Yokluğunda kendi kendime inandım, dayandım
| In your absence, I believed in myself, I endured
|
| Sanki kötü sonlu hiç hikâye yokmuş gibi
| As if there were no stories with bad endings
|
| Sonumuzun iyi biteceğini varsaydım, yalandı
| I assumed we would end well, it was a lie
|
| Havalar da soğuk gidiyor
| The weather is also getting cold
|
| Bu aralar üşürsün sen bilirim
| I know you get cold these days
|
| Aman dikkat et aklına yazları getir
| Oh be careful
|
| Ne olur ara sıra haberdar et
| Please let me know from time to time
|
| Pencerelerde bekletme
| Waiting in windows
|
| Hayatına elbet biri girecek
| Someone will come into your life
|
| Mutlu ol onu ihmal etme
| Be happy, don't neglect it
|
| Ne olur ara sıra haberdar et
| Please let me know from time to time
|
| Pencerelerde bekletme
| Waiting in windows
|
| Hayatına elbet biri girecek
| Someone will come into your life
|
| Mutlu ol onu ihmal etme
| Be happy, don't neglect it
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Hayat gibi…
| Such as life…
|
| Sanki elimi hiç bırakmamışsın gibi
| It's like you never let go of my hand
|
| Yokluğunda kendi kendime inandım, dayandım
| In your absence, I believed in myself, I endured
|
| Sanki kötü sonlu hiç hikâye yokmuş gibi
| As if there were no stories with bad endings
|
| Sonumuzun iyi biteceğini varsaydım, yalandı
| I assumed we would end well, it was a lie
|
| Havalar da soğuk gidiyor
| The weather is also getting cold
|
| Bu aralar üşürsün sen bilirim
| I know you get cold these days
|
| Aman dikkat et aklına yazları getir
| Oh be careful
|
| Ne olur ara sıra haberdar et
| Please let me know from time to time
|
| Pencerelerde bekletme
| Waiting in windows
|
| Hayatına elbet biri girecek
| Someone will come into your life
|
| Mutlu ol onu ihmal etme
| Be happy, don't neglect it
|
| Ne olur ara sıra haberdar et
| Please let me know from time to time
|
| Pencerelerde bekletme
| Waiting in windows
|
| Hayatına elbet biri girecek
| Someone will come into your life
|
| Mutlu ol onu ihmal etme
| Be happy, don't neglect it
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Acımazsızsın, isyankârsın
| You're ruthless, you're rebellious
|
| Vefasızsın, riyâkârsın
| You are disloyal, hypocritical
|
| Hem günahsız hem günahkârsın, hayat gibi
| You are both sinless and sinful, like life
|
| Hayat gibi, hayat gibi… | Like life, like life... |