| Terkedilmiş bir şehrin ortasındayım
| I'm in the middle of an abandoned city
|
| Altım çamur, üstüm yağmur ama bak burdayım
| Mud on my bottom, rain on me but look here I am
|
| Bazı şeyler kaybetmeden sevilmiyor
| Some things are not loved without losing
|
| Bedenim burada fakat ruhum kabul etmiyor
| My body is here but my soul refuses
|
| Kendime yalan söyledim
| I lied to myself
|
| Yalnızım bunu ben istedim
| I'm alone I wanted it
|
| Paramparça bütün aynalar
| Shattered all the mirrors
|
| İçinde kan revan birisi var
| There's someone bleeding inside
|
| Yaşadığım ne varsa ben seçtim ben istedim
| Whatever I live, I chose, I wanted
|
| Artık sabah uyandığım ses annem değil
| The voice I wake up to in the morning is no longer my mother
|
| Bazı şeyler kaybetmeden farkedilmiyor
| Some things go unnoticed without losing
|
| Bedenim burada fakat ruhum kabul etmiyor
| My body is here but my soul refuses
|
| Kendime yalan söyledim
| I lied to myself
|
| Yalnızım bunu ben istedim
| I'm alone I wanted it
|
| Paramparça bütün aynalar
| Shattered all the mirrors
|
| İçinde kan revan birisi var
| There's someone bleeding inside
|
| Ser verip, sır vermedim
| I did not give a secret
|
| Cesaret ister böyle itiraflar
| It takes courage to confess
|
| Söylemesi zor
| hard to say
|
| Tek korkum bu kadar | That's my only fear |