| Günün en sıcak anında, arabamız bir çölün ortasında
| At the hottest moment of the day, our car was in the middle of a desert.
|
| O bana pas vermiyor yine, arkadakiler uçmakta
| He doesn't pass me again, those behind are flying
|
| Bacağına dokunabilir miyim?
| Can I touch your leg?
|
| Son yudumu verir misin?
| Will you give me the last sip?
|
| Bedenlerimiz uyuşmakta
| Our bodies match
|
| Boş ver sahiplenme kimsenin olmasın
| Never mind, don't be owned by anyone
|
| Ortada bırak, vücudumda dolaşsın
| Leave it in the middle, let it run through my body
|
| Sana dokunabilir miyim?
| Can I touch you?
|
| Son yudumu verir misin?
| Will you give me the last sip?
|
| Dudaklarımız uyuşmakta
| Our lips are numb
|
| Köpekler olmasa, sevişirdik rahat rahat
| If it weren't for dogs, we'd make love in peace
|
| Ahlaksız takılsak köpeklerden uzak
| If we hang around immoral, stay away from dogs
|
| (Enstrümental)
| (Instrumental)
|
| Köpekler olmasa, sevişirdik rahat rahat
| If it weren't for dogs, we'd make love in peace
|
| Ahlaksız takılsak köpeklerden uzak
| If we hang around immoral, stay away from dogs
|
| Köpekler olmasa, sevişirdik rahat rahat
| If it weren't for dogs, we'd make love in peace
|
| Ahlaksız takılsak köpeklerden uzak | If we hang around immoral, stay away from dogs |