| Bir telgraf çekmişsin geçmiş olsun diyorsun
| You sent a telegram, you say get well soon
|
| Çocuk gibi sevindim suçum yok biliyorsun
| I'm happy like a child, you know it's not my fault
|
| Çocuk gibi sevindim suçum yok biliyorsun
| I'm happy like a child, you know it's not my fault
|
| Kara zindan kara zindan yaktın yandırdın beni
| Black dungeon black dungeon, you burned me, you burned me
|
| Ah kara zindan kara zindan canımdan ayırdın beni
| Oh dark dungeon black dungeon you separated me from my life
|
| Çöktüm duvar dibinde yaş birikti gözümde
| I collapsed by the wall, tears accumulated in my eyes
|
| İnan feryat ederdi kim olsaydı yerimde
| Believe me, who would have cried out in my place
|
| İnan feryat ederdi kim olsaydı yerimde
| Believe me, who would have cried out in my place
|
| Kara zindan kara zindan yaktın yandırdın beni
| Black dungeon black dungeon, you burned me, you burned me
|
| Ah kara zindan kara zindan canımdan ayırdın beni
| Oh dark dungeon black dungeon you separated me from my life
|
| Battı güneş karanlık sardı beni yalnızlık
| The sun went down, darkness enveloped me, loneliness
|
| Kırma ümitlerimi yarınımız aydınlık
| Don't break my hopes, our tomorrow is bright
|
| Kırma ümitlerimi yarınımız aydınlık
| Don't break my hopes, our tomorrow is bright
|
| Kara zindan kara zindan yaktın yandırdın beni
| Black dungeon black dungeon, you burned me, you burned me
|
| Ah kara zindan kara zindan canımdan ayırdın beni | Oh dark dungeon black dungeon you separated me from my life |