| İnsanlar, insanlar
| people, people
|
| Seveni yandırırlar insanı kandırırlar
| They burn the lover, they deceive the person
|
| Gülerler gülerler
| they laugh they laugh
|
| Meleği andırırlar insanı kandırırlar
| They resemble angels, they deceive people
|
| Elele dolaşırdık masallar anlatırdık
| We used to walk hand in hand and tell tales
|
| Acı tatlı her şeyı beraber paylaşırdık
| We used to share everything bittersweet together
|
| şimdi ne oldu bize söyle neden ayrıldık
| what happened now tell us why we broke up
|
| Suçum garip olmaksa, bunu biz yaratmadık
| If it's my fault we're weird, we didn't create it
|
| İnslanları anlamak insanları tanimak
| understand people, get to know people
|
| Gerçek seveni bulmak, olunla mutlu olmak
| Finding a true lover, being happy with yourself
|
| Öylesine zor ki, öyle sine zor ki
| So hard, so hard
|
| İnsanlar, insanlar, insanlar
| People, people, people
|
| Ölmeyi tanrıya, yaşamayı sana
| To God to die, to you to live
|
| Ağlamayı kadere, gülmeyi sana
| Crying to fate, laughing to you
|
| Sevmeyi kalbime, sevilmeyi sana sana borçluyum. | I owe it to my heart to love, and to you to be loved. |