| Ellerim kadehte, gözüm kapıda
| My hands are on the glass, my eyes are on the door
|
| Geleceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you will come
|
| Ellerim kadehte, gözüm kapıda
| My hands are on the glass, my eyes are on the door
|
| Geleceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you will come
|
| Bu perişan yerde beni bu halde
| Make me like this in this miserable place
|
| Bu perişan yerde beni bu halde
| Make me like this in this miserable place
|
| Göreceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll see
|
| Göreceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll see
|
| Dışarıda yağmur var, aldırmıyorum
| It's raining outside, I don't mind
|
| Masamda resmin var, kaldırmıyorum
| You got your picture on my desk, I can't remove it
|
| Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum
| I can't play your favorite song
|
| Duyacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll hear
|
| Dışarıda yağmur var, aldırmıyorum
| It's raining outside, I don't mind
|
| Masamda resmin var, kaldırmıyorum
| You got your picture on my desk, I can't remove it
|
| Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum
| I can't play your favorite song
|
| Duyacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll hear
|
| [Arka-Nakarat}
| [Back-Chorus}
|
| Ben böyle değildim, inan eskiden
| I wasn't like this, believe me
|
| Ürpermezdim böyle ayak sesinden
| I wouldn't shudder at such footsteps
|
| Belki dönüp bana beni yeniden
| Maybe come back to me again
|
| Seveceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll love it
|
| Seveceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll love it
|
| Kırdığım kadehte pişmanlığım var
| I'm sorry for the glass I broke
|
| Beni yargılıyor her gün anılar
| Every day memories judge me
|
| Kırdığım kadehte pişmanlığım var
| I'm sorry for the glass I broke
|
| Beni yargılıyor her gün anılar
| Every day memories judge me
|
| Korkma, durmam burada sabaha kadar
| Don't be afraid, I won't stay here until morning
|
| Korkma, durmam burada sabaha kadar
| Don't be afraid, I won't stay here until morning
|
| Kızacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you will get angry
|
| Kızacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you will get angry
|
| Dışarıda yağmur var, aldırmıyorum
| It's raining outside, I don't mind
|
| Masamda resmin var, kaldırmıyorum
| You got your picture on my desk, I can't remove it
|
| Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum | I can't play your favorite song |
| Duyacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll hear
|
| Dışarıda yağmur var, aldırmıyorum
| It's raining outside, I don't mind
|
| Masamda resmin var, kaldırmıyorum
| You got your picture on my desk, I can't remove it
|
| Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum
| I can't play your favorite song
|
| Duyacaksın diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll hear
|
| Ben böyle değildim, inan eskiden
| I wasn't like this, believe me
|
| Ürpermezdim böyle ayak sesinden
| I wouldn't shudder at such footsteps
|
| Belki gelip bana beni yeniden
| Maybe come to me again
|
| Seveceksin diye ödüm kopuyor
| I'm scared that you'll love it
|
| Seveceksin diye ödüm kopuyor | I'm scared that you'll love it |