| Kibrit (original) | Kibrit (translation) |
|---|---|
| Hani ayrılırken çok canım acıyacaktı | It would hurt so much when I left. |
| Sensizlik yanımda, hiç ayrılmayacaktık | Without you next to me, we would never part |
| Hani ayrılırken çok canım acıyacaktı | It would hurt so much when I left. |
| Sensizlik yanımda, hiç ayrılmayacaktık | Without you next to me, we would never part |
| Çok gidenler gördüm ben | I've seen a lot of people |
| Çok dönenler gördüm ben | I've seen a lot of people turn |
| Çok yalanlar gördüm ben | I've seen so many lies |
| Çok sönenler gördüm ben | I've seen so many fading |
| Hepsi birer, birer dağıldılar | One by one they all dispersed |
| Pişmanlar ordusuna katıldılar | They joined the army of regrets |
| Bir kibrit çakacağım | I will strike a match |
| Geceleri yakacağım | I will burn at night |
| Seni de unutacağım | I will forget you too |
| Ne karın ağrısı | What abdominal pain |
| Ne gönül sancısı | What heartache |
| Seninse döneceğin yok | You won't be returning |
| Bir kibrit çakacağım | I will strike a match |
| Geceleri yakacağım | I will burn at night |
| Seni de unutacağım | I will forget you too |
| Ne karın ağrısı | What abdominal pain |
| Ne gönül sancısı | What heartache |
| Nasılsa döneceğin yok | You won't be back anyway |
