| Dur (original) | Dur (translation) |
|---|---|
| Dur daha fazla uzatma dur | stop no more stretch |
| Her yalan söz bana dokunur | Every lie touches me |
| Sen bilmezsin adı gurur | You don't know the name is pride |
| Yalvarırım benden uzak dur | I beg you stay away from me |
| Kirlettin o saf ve temiz duyguları | You polluted those pure and clean feelings |
| Kendi elinle çaldın gönül kapımı | You knocked on my heart's door with your own hand |
| Aşk bir ibadettir, çok günaha girdin | Love is a worship, you sinned a lot |
| Aldığın tek bir nefesi hak etmedin | You didn't deserve a single breath you took |
| Adımı duyduğun anlarda için titremedi mi | Didn't you tremble when you heard my name? |
| Ara sıra vicdanında bir sızı hissetmedin mi | Didn't you feel a pang in your conscience from time to time? |
| Yazılı yazgıyı inkâr edip gittin | You denied the written destiny and left |
| Hayatı zehir ettin söyle mutlu musun? | You poisoned life, tell me, are you happy? |
