| Gün Başlıyor (original) | Gün Başlıyor (translation) |
|---|---|
| Gün başlıyor | the day begins |
| Yine karışık gibi | Still confused |
| Kalplerde umut | hope in hearts |
| Yine dünkü gibi | Again like yesterday |
| Bir fazlası | one more |
| Kaygının artması gibi | As anxiety increases |
| Gün başlıyor | the day begins |
| Akıyor gözyaşları | tears are flowing |
| Gazetelerde manşetler | Headlines in newspapers |
| Hep kötü haber | always bad news |
| Bir fazlası | one more |
| Kaygının artması gibi | As anxiety increases |
| Gün başlıyor | the day begins |
| Gökyüzü kurşun gibi | The sky is like lead |
| Koşuyoruz, eritebilmeye | We're running, to melt |
| Bir fazlası | one more |
| Sayımızın artması gibi | As our numbers increase |
| Herşeye rağmen | Despite everything |
| Herşeye rağmen | Despite everything |
| Alabilirsem bir nefes | If I can take a breath |
| Göreceksin sen de | You will see too |
| Yaşamanın gücüne yenilince | When you succumb to the power of living |
| Coşacaksın | you will run |
| Gün başlıyor | the day begins |
| Kişinin bilmeyisiyle | by the person's knowledge |
| Tek başına birşeye | to something alone |
| Yetmeyişiyle | with the lack of |
| Bir fazlası kendini aşması gibi | Like an excess of self-transcendence |
