| Aşk Çok Para Yok (original) | Aşk Çok Para Yok (translation) |
|---|---|
| Gece gündüz | Night and day |
| Manyak gibi çalışırken | Working like a maniac |
| Bu yüzden ilişkilerimiz | That's why our relationships |
| Sarsılırken | shaking |
| Dışımızdakiler bizi limon gibi sıkarken | While the outsiders squeeze us like lemons |
| Sen varsın | You exist |
| Sen varsın | You exist |
| Sen varsın yanımda | you are with me |
| Tüm gece ay Lambamız | Our moon lamp all night |
| Kumlar altımızda | the sands below us |
| Yatağımız | our bed |
| Çok uğraştık | we tried so hard |
| Çok yorulduk | we are so tired |
| Bizde aşk çok | we have a lot of love |
| Para yoktu. | There was no money. |
| Bulana kadar | Until I find |
| Diyojen gibi dolanırken | Wandering like Diogenes |
| Bir kırçiçeğine | to a sunflower |
| Hayran olup bakarken | While admiring |
| Küçük şeylere anlam bulmaya çalışırken | Trying to find meaning in the little things |
| Sen varsın | You exist |
| Sen varsın | You exist |
| Sen varsın yanımda | you are with me |
| Tüm gece ay lambamız | Our moon lamp all night |
| Kumlar altımızda yatağımız | The sand is beneath us our bed |
| Çok uğraştık çok yorulduk | We worked so hard we were so tired |
| Bizde aşk çok | we have a lot of love |
| Para yoktu | there was no money |
| Gün gelir | the day will come |
| Bazı şeyleri unutamazasın | Some things you can't forget |
| Gün gelir | the day will come |
| Bazı şeylere gülersin | you laugh at some things |
| Bizde aşk çok | we have a lot of love |
| Para yok | no money |
