| Evinde Gitarın Var mı (original) | Evinde Gitarın Var mı (translation) |
|---|---|
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
| İskelede karşılaşmıştık | We met at the pier |
| Sisli bi gündü, tanışmıştık | It was a foggy day, we met |
| Birdenbire, tepeden inme | All of a sudden, come down from the top |
| Hem de çabucak kaynaşmıştık | And we got along quickly |
| Sohbet giderek koyulaşmıştı | The conversation was getting darker |
| Birbirimize her şeyi anlatmıştık | We told each other everything |
| Ve başka birşey önermişti bana | And he offered me something else |
| Dedim ki bilmem | I said I don't know |
| Belki de | Maybe |
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
| Sonra bir baktım | Then I took a look |
| Yapayalnızdım | I was all alone |
| Ne sis vardı | What was the fog |
| Ne vapur vardı | What was the ferry |
| Nereden gelmişti | where did it come from |
| Nerelere gitmişti? | Where had he gone? |
| Gözlerimi kıstım | I squinted my eyes |
| Tebessüm etti | she smiled |
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
| Evinde gitarın var mı? | Do you have a guitar at home? |
| Gidelim öyleyse | So let's go |
