| Nefret etmek için neden aramak saçma
| It's absurd to look for reasons to hate
|
| Artık sus ağzını açma
| Shut up don't open your mouth
|
| Mutlu olmak için kendinden kaçtın
| You ran away from yourself to be happy
|
| Şimdi aynaya bak taşlamaya kendinden başla
| Look in the mirror now start grinding yourself
|
| Duvarlarını yıkıp çizgiyi aşma
| Breaking down your walls and crossing the line
|
| Ölüm hepimiz için bir dakika şaşmaz
| Death never fails for a minute for all of us
|
| Sonuna ulaştığını düşündüğün an
| The moment you think you've reached the end
|
| Sanki başlıyor hep baştan haşlıyor en baştan
| It's like it starts all over, it boils from the beginning
|
| Ayırt etmeyi öğren ve ekmeği bölmen
| Learn to distinguish and divide the bread
|
| Gerektiğini unutturan dünyadaki gölgen
| Your shadow in the world that makes you forget you need it
|
| Bir günün öğle vaktine kadarki kısmı için
| For part of a day until noon
|
| Artık yolumdan dönmem
| I won't turn my way anymore
|
| Hatalarım var, kim kusursuz?
| I have faults, who is perfect?
|
| Hatalarım yüzünden söyle kim huzursuz?
| Tell me, who is restless because of my mistakes?
|
| Derdim hakikati anlatmak tek husus bu
| My problem is to tell the truth, this is the only thing
|
| Nefesim yettiği kadar çünkü
| 'Cause as long as I can breathe
|
| Artık dayanacak gücüm yok
| I can't stand it anymore
|
| Artık aranacak çözüm yok
| There is no longer a solution to look for
|
| Battık batabildiğimiz kadar
| We sank as far as we could
|
| Bu dünyada zerre gözüm yok
| I have no eyes in this world
|
| Artık dayanacak gücüm yok
| I can't stand it anymore
|
| Artık aranacak çözüm yok
| There is no longer a solution to look for
|
| Battık batabildiğimiz kadar
| We sank as far as we could
|
| Bu dünyada zerre gözüm yok
| I have no eyes in this world
|
| Artık dayanacak gücüm yok
| I can't stand it anymore
|
| Artık aranacak çözüm yok
| There is no longer a solution to look for
|
| Battık batabildiğimiz kadar
| We sank as far as we could
|
| Bu dünyada zerre gözüm yok
| I have no eyes in this world
|
| Artık dayanacak gücüm yok
| I can't stand it anymore
|
| Artık aranacak çözüm yok
| There is no longer a solution to look for
|
| Battık batabildiğimiz kadar
| We sank as far as we could
|
| Bu dünyada zerre gözüm yok | I have no eyes in this world |