| Sarhoş (original) | Sarhoş (translation) |
|---|---|
| Ben her gece sarhoşum derdimden böyle | I'm drunk every night like this |
| Aşk yolunda berduşum, kaderim böyle | I'm a tramp in the way of love, such is my destiny |
| Felek benim yazımı kışa çevirdi | Felek turned my summer into winter |
| Fırtınaya kapılmış aşığım böyle | This is how my storm-stricken lover |
| Derdimi hiç kimseye diyemiyorum | I can't tell my troubles to anyone |
| Böyleymiş alın yazım silemiyorum | I can't delete my forehead like this |
| Bana sarhoş diyorlar, varsın desinler | They call me drunk, let them say you exist |
| Neden içtiğimi ben de bilemiyorum | I also don't know why I'm drinking |
| Içki nedir bilmezdim şimdi bir ayyaş oldum | I didn't know what a drink was now I'm a drunk |
| Kederle, ızdırapla ben arkadaş oldum | With grief and suffering I became friends |
