| Pis (original) | Pis (translation) |
|---|---|
| Hepimiz hepinize dokunduk | we all touched you all |
| Korkunç kokular çıktı üstümüzden | Horrible smells came from us |
| Elimize yüzümüze bulaştı hepsi | It's all messed with our hands |
| Deliler gibi saklandık hem de güçsüz kalıp yaşlandık | We hid like crazy, and we were weak and old. |
| Hem de tertemiz bulandık pisliğe | And we got immaculately dirty |
| Niye? | Why? |
| Sonsuz acılara boğulduk | We drown in endless pain |
| Öldük işte en sonunda | We died at last |
| Ne yazık boş kalan hiçbir yer yok | Unfortunately, there is no empty place |
| Elimiz elinize dokundu | Our hand touched your hand |
| Gözler silindi yüzlerden | Eyes wiped from faces |
| Ne yazık ki farkeden bir şey yok | Unfortunately, nothing notices |
| Niye? | Why? |
| Onlara kızmayın | don't get mad at them |
