| İnsanlık (original) | İnsanlık (translation) |
|---|---|
| Gemilerde, trenlerde | On ships, trains |
| Faytonlarda, kamyonlarda | In phaetons, trucks |
| Hatta yayan yalın ayak | Even barefoot spreading |
| Yolcu insanlık | traveler humanity |
| İnsanlık, kin saldık | Humanity, we have a grudge |
| İnsanlık, kutsaldık | Humanity, we were holy |
| Kıpkırmızı ah şu yeryüzü | crimson oh this earth |
| Hala mavi gökyüzü | still blue sky |
| Seslerinde, bakışlarında | In your voices, in your eyes |
| Kan kaplı ellerinde | on blood-covered hands |
| Katil fikirleriyle | with killer ideas |
| Yolcu insanlık | traveler humanity |
| İnsanlık, kin saldık | Humanity, we have a grudge |
| İnsanlık, kutsaldık | Humanity, we were holy |
| Kıpkırmızı ah şu yeryüzü | crimson oh this earth |
| Hala mavi gökyüzü | still blue sky |
