| Bir gün daha bitti önümde
| Another day is over in front of me
|
| Günler gelir geçer ve antibiyotikler
| Days come and go and antibiotics
|
| Kimim ben? | Who am I? |
| Bügün ne günlerden?
| What day is it today?
|
| Kırk derece yüksek ateş ve kıskançlık
| Forty degrees high fever and jealousy
|
| Bu zayıflık anında, bir aşkın komasında
| In this moment of weakness, in a love's coma
|
| Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
| When jealousy flows nonstop in my veins
|
| Sen ilacımsın, susuz yuttuğum
| You are my medicine, which I swallow without water
|
| Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan
| No matter what I do, it doesn't go away from my throat
|
| Günlerdir hastayım ve bu beni delirtiyor
| I've been sick for days and it's driving me crazy
|
| Sürekli uykuyla uyanıklık arasında
| Between constant sleep and wakefulness
|
| Gidip gelip, gidip gelip, gidip gelip
| Coming, Coming, Coming and Coming
|
| Kırk derece yüksek ateş ve kıskançlık
| Forty degrees high fever and jealousy
|
| Bu zayıflık anında, bir aşkın komasında
| In this moment of weakness, in a love's coma
|
| Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
| When jealousy flows nonstop in my veins
|
| Sen ilacımsın, susuz yuttuğum
| You are my medicine, which I swallow without water
|
| Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan
| No matter what I do, it doesn't go away from my throat
|
| Ve kıskançlık
| and jealousy
|
| Bu zayıflık anında, bir aşkın komasında
| In this moment of weakness, in a love's coma
|
| Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
| When jealousy flows nonstop in my veins
|
| Sen ilacımsın, susuz yuttuğum
| You are my medicine, which I swallow without water
|
| Bir türlü gitmeyen ne yapsam da
| No matter what I do that just won't go
|
| Bu kıskançlık zayıflık anında
| In this moment of jealousy weakness
|
| Bir aşkın komasında ve aktığında damarlarımda
| In a coma of love and when it flows in my veins
|
| Kıskançlık | Jealousy |