| Yoksun, yine varlığım sürünüyor
| You're gone, again my existence is creeping
|
| Sensizliğim bilinmiyor
| My ignorance is unknown
|
| Sen gittin gideli ellerim hep titriyor
| Since you're gone, my hands are always shaking
|
| Kalbim bu acıyı saklıyor
| My heart hides this pain
|
| Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
| Even years later I couldn't tell anyone
|
| Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
| I buried this love in my heart and you died
|
| Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
| Now my wife, friend, thinks I'm sick
|
| Yastayım hiç kimse bilmiyor
| I'm in mourning no one knows
|
| Seni son gördüğüm yerde yıllar sonra
| Years later, where I last saw you
|
| O gün geldi yine aklıma
| I remember that day again
|
| Bu kez bir elimde kızım, içimde fırtına
| This time in one hand girl, storm inside me
|
| Göçüp gittiğin o yol da
| On that road you passed away
|
| Sen varmışsın gibi her gece ışığı kapatmadım
| I didn't turn off the light every night like you were there
|
| Gel gör ki ben hala yokluğuna alışamadım
| Come see, I still can't get used to your absence
|
| Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
| Now my wife, friend, thinks I'm sick
|
| Yastayım hiç kimse bilmiyor
| I'm in mourning no one knows
|
| Enstrümantal Kısım
| Instrumental Part
|
| Çok zor o kadar yıl sonra itiraf etmek
| It's so hard to admit after so many years
|
| Bu aşkı bertaraf etmek
| To dispose of this love
|
| Bu kez sana söyleyecek ne çok şey vardı
| There was so much to say to you this time
|
| İsterdim bak unutmadım demek
| I would like to say look I didn't forget
|
| Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
| Even years later I couldn't tell anyone
|
| Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
| I buried this love in my heart and you died
|
| Şimdi eşim, dostum beni hastayım sanıyor
| Now my wife, my friend thinks I'm sick
|
| Yastayım, hiç kimse bilmiyor
| I'm in mourning, nobody knows
|
| Bugün doğum günün, yanında değilim
| It's your birthday today, I'm not with you
|
| Bu yüzden hiç iyi değilim
| That's why I'm not good at all
|
| Yaşlandım artık, bıraktığın gibi değilim
| I'm old now, I'm not what you left
|
| Üstelik bir kızım var, evliyim
| Besides, I have a daughter, I'm married.
|
| Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim | Even years later I couldn't tell anyone |
| Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
| I buried this love in my heart and you died
|
| Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
| Now my wife, friend, thinks I'm sick
|
| Yastayım hiç kimse bilmiyor
| I'm in mourning no one knows
|
| Yastayım hiç kimse bilmiyor | I'm in mourning no one knows |