| Bir Yelkenlim Olsaydı (original) | Bir Yelkenlim Olsaydı (translation) |
|---|---|
| Bir yelkenlim olsaydı, açılsaydım denizlere | If I had a sailboat, if I sailed to the seas |
| Rüzgarların önü sıra, ufukların ötesine | Before the winds, beyond the horizons |
| Bir yelkenlim olsaydı, dolaşsaydım dünyayı | If I had a sailboat, I would travel the world |
| Gitseydim uzak limanlara, karışsaydım dalgalara | If I had gone to distant ports, if I had mingled with the waves |
| Bir yelkenlim olsaydı, karışsaydım dalgalara | If I had a sailboat, I would join the waves |
| Çağırsaydı sirenler beni, o bilinmez kayalıklara | If the sirens had called me, to those unknown rocks |
| Ama yok yok yok, bu denizler yok | But no no no, these seas do not exist |
| Hayalinde yolculuklar, mümkün değil bu kaçışlar | Journeys in your dreams, these escapes are not possible |
| Şehirler bırakmaz, bırakmaz seni | Cities won't leave you, won't leave you |
| İşitilmez yakarışlar | inaudible cries |
