| Bu işte bir iş var sen doğal değilsin
| There's a job in this job, you're not natural
|
| Biri girmiş aklına değişmişsin
| Someone entered your mind, you changed
|
| Sanki biraz evvel ağlamış gibisin
| It's like you just cried
|
| Sen konuşmasan da
| Even if you don't speak
|
| Ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni
| I understand because I know you best
|
| Ben anlarım sakladın silinmedi
| I understand, you kept it, not deleted
|
| Duvarların sağlam yıkılmaz sanıyorsun
| You think your walls are solid and indestructible
|
| Sen öyle zannet ben anlarım
| You think so, I understand.
|
| Anlarım ki sonbaharsın
| I understand that you are autumn
|
| Şimdi boş sokakların
| Now your empty streets
|
| Titriyor duvarların
| Your walls are shaking
|
| Dokunma dersen ben anlarım
| If you say don't touch, I'll understand
|
| Şimdi gözlerin kırmızı bir fonda
| Now your eyes are on a red background
|
| Kalbin uzak yerde elin telefonda
| Your heart is far away, your hand is on the phone
|
| Yutkunuyorsun acın boğazında
| You swallow the pain in your throat
|
| Sen konuşmasan da
| Even if you don't speak
|
| Ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni
| I understand because I know you best
|
| Ben anlarım sakladın silinmedi
| I understand, you kept it, not deleted
|
| Duvarların sağlam yıkılmaz sanıyorsun
| You think your walls are solid and indestructible
|
| Sen öyle zannet ben anlarım
| You think so, I understand.
|
| Anlarım ki sonbaharsın
| I understand that you are autumn
|
| Şimdi boş sokakların
| Now your empty streets
|
| Titriyor duvarların
| Your walls are shaking
|
| Dokunma dersen ben anlarım | If you say don't touch, I'll understand |