| Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
| I had a never ending life
|
| Kırlara yayılan ilkbahar gibi
| Like spring spreading across the countryside
|
| Kalbim her dakika hızla çarpardı
| My heart was beating fast every minute
|
| Göğsümün içinde ateş var gibi
| It's like there's fire in my chest
|
| Bazı nur içinde, bazı sisteyim
| In some light, in some fog
|
| Bazı beni seven bir göğüsteyim
| Some love me I'm in a chest
|
| Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim
| Sometimes I was on hand, sometimes I was in jail
|
| Her yere sokulan bir rüzgâr gibi
| Like a wind blowing everywhere
|
| Şimdi şiir bence senin yüzündür
| Now I think poetry is your face
|
| Şimdi benim tahtım senin dizindir
| Now my throne is your knee
|
| Sevgilim, saadet ikimizindir
| My darling, happiness belongs to both of us.
|
| Göklerden gelen bir yadigâr gibi
| Like an heirloom from the sky
|
| Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
| Your eyes are like an unknown world
|
| Başını göğsüme sakla sevgilim
| Hide your head in my chest darling
|
| Güzel saçlarında dolaşsın elim
| Let my hand wander through your beautiful hair
|
| Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
| Let's cry one day, laugh one day
|
| Sevişen yaramaz çocuklar gibi | Like naughty kids making love |