| Bir kez gelmişsin bu saçma dünyaya
| You came to this ridiculous world once
|
| Olanları unutmak çok zor inan bana
| It's so hard to forget what happened, believe me
|
| Sevdiğin insan bile artık yalan söylüyor
| Even the person you love is lying now
|
| Yaşadığın anılar acı vermeye başlıyor
| The memories you live are starting to hurt
|
| Bir köprüden geçiyorum
| I'm crossing a bridge
|
| Mutlu gibiyim sanki
| I'm like happy
|
| Geride bir kent bıraktım bir de sevgili
| I left a city behind and a lover
|
| Rüya mı bu, gerçek mi inan anlamıyorum
| Is this a dream, is it real I don't understand
|
| Bu şehir beni içine çekiyor
| This city pulls me in
|
| Kendimi alamıyorum
| I can't help myself
|
| Olanlar yetmez gibi bir de mesaj geliyor
| As if what happened is not enough, a message comes
|
| Mutluluklar, hoşça kal
| good luck, goodbye
|
| Birer birer zırvalanıyor
| One by one they are babbling
|
| İyice dağıtmak için biraz daha içiyorum
| I drink a little more to disperse
|
| Sonra oturmuş mal gibi zırıl zırıl ağlıyorum
| Then I sit and cry like shit
|
| Gidiyorum buralardan, dönüyorum durmadan
| I'm leaving here, I'm coming back
|
| Uyan artık uyan, bitti rüya
| Wake up, wake up, the dream is over
|
| Seviyorum sormadan, öpüyorum kasmadan
| I love without asking, I kiss without hesitation
|
| Dayan artık dayan, bitti rüya
| Hang on now, the dream is over
|
| Bir kez gelmişsin bu saçma dünyaya
| You came to this ridiculous world once
|
| Olanları unutmak çok zor inan bana
| It's so hard to forget what happened, believe me
|
| Yazdığın satırlar bile artık yalan söylüyor
| Even the lines you wrote now lie
|
| Söylediğin sözler acı vermeye başlıyor
| The words you say are starting to hurt
|
| Bir köprüyü yakıyorum mutlu gibiyim sanki
| I'm burning a bridge it's like I'm happy
|
| Geride bir kent bıraktım bir de sevgili
| I left a city behind and a lover
|
| Doğru mu, yanlış mı inan umursamıyorum
| I don't care if it's true or false
|
| Bu şehir beni esir ediyor kendimi alamıyorum
| This city is capturing me, I can't help myself
|
| İnanmazsın bir rüya hayatımı değiştiriyor
| You wouldn't believe a dream changes my life
|
| O mesajı unutmam için bana bir şans veriyor
| It gives me a chance to forget that message
|
| Rüyaysa bu gerçekten artık uyanmak istiyorum
| If this is a dream, I really want to wake up now
|
| Mutluluk bile acı veriyor
| Even happiness hurts
|
| Çünkü sonu var biliyorum
| 'Cause I know there's an end
|
| Gidiyorum buralardan, dönüyorum durmadan
| I'm leaving here, I'm coming back
|
| Uyan artık uyan, bitti rüya
| Wake up, wake up, the dream is over
|
| Seviyorum sormadan, öpüyorum kasmadan
| I love without asking, I kiss without hesitation
|
| Dayan artık dayan, bitti rüya
| Hang on now, the dream is over
|
| Gidiyorum buralardan, dönüyorum durmadan
| I'm leaving here, I'm coming back
|
| Seviyorum sormadan
| I love without asking
|
| Dayan artık dayan
| hold on hold on
|
| Gidiyorum buralardan, dönüyorum durmadan
| I'm leaving here, I'm coming back
|
| Uyan artık uyan, bitti rüya
| Wake up, wake up, the dream is over
|
| Seviyorum sormadan, öpüyorum kasmadan
| I love without asking, I kiss without hesitation
|
| Dayan artık dayan, bitti rüya
| Hang on now, the dream is over
|
| Gidiyorum buralardan (gidiyorum) dönüyorum durmadan (dönüyorum)
| I'm going from here (I'm going) I'm coming back (I'm coming back)
|
| Uyan, uyan, uyan, bitti rüya
| Wake up, wake up, wake up, the dream is over
|
| Seviyorum sormadan (seviyorum) öpüyorum kasmadan (öpüyorum)
| I love (I love) without asking (I love)
|
| Dayan, dayan, dayan, bitti rüya | Hold on, hold on, hold on, the dream is over |