| Her Neyse (original) | Her Neyse (translation) |
|---|---|
| Dumanaltı odalar duvarlar soğuk | Smoky rooms the walls are cold |
| Gözlerim yanar yalnızlıktan | My eyes burn from loneliness |
| Kırılmış aynalar, suretler kayıp | Broken mirrors, images are missing |
| Ellerim kanar aramaktan | My hands bleed from searching |
| Öyle bir yokuş ki yol uzak | Such a slope that the road is far |
| Öyle bir derin ki kaybolsam | So deep that if I get lost |
| Sesimi duyan var mı? | Anyone hear my voice? |
| Sesimi duyan var mı? | Anyone hear my voice? |
| Or’da kimse var mı? | Is there anyone? |
| Neyse, her neyse | anyway, whatever |
| Sessizdi bakışlar, nefesler donuk | The eyes were silent, the breaths were dull |
| Sözlerim ağlar mutsuzluktan | My words cry from unhappiness |
| Kaybolmuş tüm yollar | All the lost roads |
| Saatler kayıp | hours lost |
| Kahpece sorular fısıltılar | Whispers of perverted questions |
| Öyle bir yağmur ki bulunsam | Such a rain that if I were found |
| Öyle bir çıkmaz ki yok olsam | Such a dead end that if I disappeared |
| Sesimi duyan var mı? | Anyone hear my voice? |
| Sesimi duyan var mı? | Anyone hear my voice? |
| Or’da kimse var mı? | Is there anyone? |
| Neyse, her neyse | anyway, whatever |
