| Hayat neden bu kadar zalim?
| Why is life so cruel?
|
| İnsanlar… insanlar neden bu kadar zalim?
| People… why are people so cruel?
|
| Yaşamak neden bu kadar zor ve bu kadar güzel ve vazgeçilmez?
| Why is living so difficult and so beautiful and indispensable?
|
| Peki insanların birbirlerini anlamamak için bu büyük çabası neden?
| So why this great effort of people not to understand each other?
|
| Her tarafım kanıyor, acılar içindeyim, çürüyorum
| I'm bleeding all over, I'm in pain, I'm rotting
|
| Onların istediği gibi bir adam olmak istiyorum, ama beceremiyorum
| I want to be the man they want, but I can't
|
| Dostlarıma, akrabalarıma, patronuma, karıma, çocuklarıma «üzgünüm» diyorum, «sizin istediğiniz gibi bir adam olamadığım için özür dilerim» diyorum,
| I say "sorry" to my friends, relatives, boss, wife, children, I say "sorry for not being the man you want",
|
| duymuyorlar
| they don't hear
|
| Acılarımı, kederlerimi, sıkıntılarımı anlatıyorum dinlemiyorlar
| I tell my pains, sorrows, troubles, they don't listen
|
| Ben, «Bana yardım edin» diyorum kaçıyorlar
| I say "Help me" they run away
|
| «Gelin biraz konuşalım» diyorum masayı terk ediyorlar
| "Let's have a little talk" I say, they leave the table
|
| «Ölüyorum ben» diyorum, «Ne zaman öleceksin?» | “I am dying,” I say, “When will you die?” |
| diye soruyorlar
| they ask
|
| Lütfen bana söyler misiniz ne oldu? | Could you please tell me what happened? |
| Bize ne oldu?
| What happened to us?
|
| Eskiden böyle değildi şimdi ne oldu?
| It wasn't like this before, what happened now?
|
| Neden insanların artık bir takım duygulara ve düşüncelere prim verecek
| Why will people give credit to certain feelings and thoughts now?
|
| zamanları yok?
| don't have time
|
| Neden bu kadar hızla koşuyorlar? | Why do they run so fast? |
| Neden bir an bile olsa durup hayatın, insanın,
| Why stop even for a moment to stop your life, human,
|
| evrenin anlamı üzerine düşünmüyorlar?
| Don't they think about the meaning of the universe?
|
| Ben acılarımı, sıkıntılarımı, kederlerimi onlara anlatırken neden beni
| Why me when I tell them about my pain, my troubles, my sorrows?
|
| dinlemiyorlar?
| are they not listening?
|
| Benim bütün bu düşlerim, arzularım, hayata dair imdat çığlığım onlara neden
| Why do all my dreams, desires, and cry for help in life cause them?
|
| sahte geliyor, sahici gelmiyor, samimi gelmiyor?
| sounds fake, doesn't feel real, doesn't feel sincere?
|
| Neden, neden… neden söyle bana, neden?!
| Why, why… tell me why, why?!
|
| N’olur bana yardım et! | Please help me! |
| Yardım et bana… lütfen, lütfen!
| Help me… please, please!
|
| Neden beni bu halimle kabul edip aralarına almıyorlar?
| Why don't they accept me as I am and take me among them?
|
| Neden beni sevmeleri için sürekli inanmadığım halde onların ilgisini çekip
| Why do I get their attention when I don't always believe them to like me?
|
| onlarla konuşmak zorundayım?
| Do I have to talk to them?
|
| Neden egom olmak zorunda?
| Why does it have to be my ego?
|
| Neden onların arasında bencil olmak durumundayım?
| Why do I have to be selfish among them?
|
| Neden varolabilmek için rekabet etmek zorundayım, ha?
| Why do I have to compete to exist, huh?
|
| Lütfen, lütfen bana yardım et!
| Please, please help me!
|
| Bana hayatta yaşamanın sırrını söyle!
| Tell me the secret of living in life!
|
| Bak biliyorsan eğer, bana o yolu göster, lütfen. | Look, if you know, show me that way, please. |
| Çünkü ben artık yalnız yaşamak
| 'Cause I no longer live alone
|
| istemiyorum
| I don't want
|
| Bana hayatta yaşayabilmem için güç ver!
| Give me strength to live in life!
|
| Neden ben hayatta yaşamayı beceremiyorum?
| Why am I failing to live?
|
| Lütfen bana yardım et, lütfen!
| Please help me, please!
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turkey |