| Kapattım penceremi, kapılarımı
| I closed my window, my doors
|
| Sürgülerini bir bir çektim
| I pulled your bolts one by one
|
| Sana olan aşkımı yenebilmek için
| To overcome my love for you
|
| Bin bir numaralar çektim
| I pulled a thousand and one numbers
|
| Ama olmadı, kalbim durmadı
| But it didn't happen, my heart didn't stop
|
| Düşmüş eline bir kez sevdanın
| Love once in your fallen hand
|
| Kaçmaya bir yol olmalı
| There must be a way to escape
|
| Kapattım penceremi, kapılarımı
| I closed my window, my doors
|
| Sürgülerini bir bir çektim
| I pulled your bolts one by one
|
| Sana olan aşkımı yenebilmek için
| To overcome my love for you
|
| Bin bir numaralar çektim
| I pulled a thousand and one numbers
|
| Ama olmadı, kalbim durmadı
| But it didn't happen, my heart didn't stop
|
| Düşmüş eline bir kez sevdanın
| Love once in your fallen hand
|
| Kaçmaya bir yol olmalı
| There must be a way to escape
|
| Onu sormalı, kökünü bulmalı
| Gotta ask it, find its root
|
| Acımadan işin turşusunu kurmalı
| He should pickle the business without pity
|
| Onu sormalı, kökünü bulmalı
| Gotta ask it, find its root
|
| Acımadan işin turşusunu kurmalı
| He should pickle the business without pity
|
| İnadı bırak, yanıma yanaşıver artık
| Let go of the stubbornness, come close to me now
|
| Batacağımız kadar aşkın içine battık
| We're so sunk in love that we're sinking
|
| Aşk denilen buymuş
| That's what's called love
|
| Çok ciddi bir duyguymuş
| It was a very serious feeling.
|
| Ona inanların hali maalesef buymuş
| Unfortunately, this is the state of those who believe in him.
|
| Kapandım evimin, odamın içine
| I'm locked in my house, in my room
|
| Güya seni hiç düşünmeyecektim
| I would have never thought of you
|
| Unutacak seninle olan tüm anıları
| Forget all the memories with you
|
| Olduğun yere gitmyecektim
| I wouldn't go where you are
|
| Olmadı, kalbim durmadı
| No, my heart didn't stop
|
| Düşmüş elin bir kez sevdanın
| Your fallen hand once loved
|
| Kaçmaya bir yol olmalı
| There must be a way to escape
|
| Onu sormalı, kökünü bulmalı
| Gotta ask it, find its root
|
| Acımadan işin turşusunu kurmalı
| He should pickle the business without pity
|
| Onu sormalı, kökünü bulmalı
| Gotta ask it, find its root
|
| Acımadan işin turşusunu kurmalı
| He should pickle the business without pity
|
| İnadı bırak, yanıma yanaşıver artık
| Let go of the stubbornness, come close to me now
|
| Batacağımız kadar aşkın içine battık
| We're so sunk in love that we're sinking
|
| Aşk denilen buymuş
| That's what's called love
|
| Çok ciddi bir duyguymuş
| It was a very serious feeling.
|
| Ona inanların hali maalesef buymuş
| Unfortunately, this is the state of those who believe in him.
|
| İnadı bırak, yanıma yanaşıver artık
| Let go of the stubbornness, come close to me now
|
| Batacağımız kadar aşkın içine battık
| We're so sunk in love that we're sinking
|
| Aşk denilen buymuş
| That's what's called love
|
| Çok ciddi bir duyguymuş
| It was a very serious feeling.
|
| Ona inanların hali maalesef buymuş
| Unfortunately, this is the state of those who believe in him.
|
| İnadı bırak, yanıma yanaşıver artık
| Let go of the stubbornness, come close to me now
|
| Batacağımız kadar aşkın içine battık
| We're so sunk in love that we're sinking
|
| Aşk denilen buymuş
| That's what's called love
|
| Çok ciddi bir duyguymuş
| It was a very serious feeling.
|
| Ona inanların hali maalesef buymuş | Unfortunately, this is the state of those who believe in him. |