| Bilinmeyen Ülke (original) | Bilinmeyen Ülke (translation) |
|---|---|
| Ey güzel ülke, uzak ülke | O beautiful country, far country |
| Ey bilmediğim ülke | O country that I do not know |
| Ne kendi isteğimle geldim sana | What I came to you of my own will |
| Ne de soylu bir atın sırtında | Nor on the back of a noble horse |
| Beni bu yiğit delikanlıyı | Me this valiant young man |
| Gençliğin ateşi sürükledi sana | The fire of your youth has led you |
| Bir de başımdaki şarap dumanları | And the wine fumes in my head |
| Bir de başımdaki şarap dumanları | And the wine fumes in my head |
