| Bu Nasıl Bir Hikaye (original) | Bu Nasıl Bir Hikaye (translation) |
|---|---|
| Gözlerinden | From your eyes |
| Okudum hüznünü ben | I read your sadness |
| Bir akıl ver sevgilim | Give me a thought darling |
| Yalnız kaldım ben | I was alone |
| Yandı içim çok uzaklarda ben | I'm burned inside, I'm far away |
| Uyan uyan gidiyoruz ağlama | wake up, we're leaving, don't cry |
| Ellerin çok üşüyor belli | Your hands are so cold |
| Kıyamam ben sana al ellerimi | I can't wait, take my hands to you |
| Dayan ne olur bakma başka gözlere | Hold on, please don't look at other eyes |
| Şafak söktü geliyorum bekle | I'm coming at dawn, wait |
| Bu nasıl bir hikaye? | What kind of story is this? |
| Kaderimizde yazan | written in our destiny |
| Eğilmesin, başın | Don't bend your head |
| Bu yağmur altında | It's under the rain |
| Tez vakit ordayım | I'm there soon |
| Sil o akan gözyaşlarını | Wipe those tears that flow |
| Benim kalbim bir tek senin | My heart is only yours |
| Olmaz asla başkasının | Never anyone else |
