| Yâr hoyrata tatlı kelâm eyleme,
|
| Hoyrat olan dil kıymatın bilemez,
|
| Kargayı bağına koyup eğleme,
|
| Karga olan gül kıymatı bilemez, bilemez, bilemez,
|
| ,
|
| Kargayı bağına koyup eğleme,
|
| Karga olan gül kıymatı bilemez, bilemez, bilemez,
|
| Kerem gibi cânın nara yakmıyan,
|
| Mecnûn gibi çilesini çekmiyen
|
| Yâr aşkına gözyaşları dökmüyen
|
| Ağlamıyan sel kıymatı bilemez, bilemez, bilemez
|
| Yâr aşkına gözyaşları dökmüyen
|
| Ağlamıyan sel kıymatı bilemez, bilemez, bilemez
|
| Gül cemâlin kayıp edip aratma
|
| Şu göğnümün ışığını karartma
|
| Zülüflerin yâd ellere taratma
|
| Kul olmuyan tel kıymatın bilemez, bilemez, bilemez
|
| Zülüflerin yâd ellere taratma
|
| Kul olmuyan tel kıymatın bilemez, bilemez, bilemez
|
| Mâh cemâl üstünde teli bilmiyen
|
| Bal dudak altında dili bilmiyen
|
| Garibim gönülden yolu bilmiyen
|
| Yürüse de yol kıymatın bilemez, bilemez, bilemez
|
| Garibim gönülden yolu bilmiyen
|
| Yürüse de yol kıymatın bilemez, bilemez, bilemez |