| Üstümüzdekiler (original) | Üstümüzdekiler (translation) |
|---|---|
| Bir kağıt bir de zıvana | A paper and a tenon |
| Ağlamıştım dünki o çalan şarkıya | I cried to that song yesterday |
| Elimden kayıp gitmişti | It was out of my hands |
| Çok üzüldü o yıldızlara | He was very sorry for those stars |
| Falancılarda uzanırken | Lying in so-and-so |
| Güneşi biz batırırken | As we set the sun |
| Kahve içerdik bazen | Sometimes we drank coffee |
| Kendimizden geçerken | passing by ourselves |
| Evde oturduğum şu saatler | These hours when I'm sitting at home |
| Beraber dinlediğimiz o güzel müzikler | The beautiful music we listened to together |
| Sarhoştuk ve ıslaktı hep üstümüzdekiler | We were drunk and wet |
| Gözlerini kısıp gülerdin | You squinted your eyes and laughed |
| Ah ne kadar güzel gülerdin | Oh how beautiful you used to smile |
| Göğsümde uyurken beni | While you sleep on my chest |
| Rüyanda bile severdin | You loved even in your dreams |
| Adın gibi sevgi nehri | river of love like your name |
| Bitmedi hala yalnızlık devri | It's not over yet the era of loneliness |
| Kafam çok güzel bu gece | I'm in a good mood tonight |
| Geçmedi yokluğunun zehri | The poison of your absence has not passed |
| Evde oturduğum şu saatler | These hours when I'm sitting at home |
| Beraber dinlediğimiz o güzel müzikler | The beautiful music we listened to together |
| Sarhoştuk ve ıslaktı hep üstümüzdekiler | We were drunk and wet |
