| Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
|
| Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
|
| Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
|
| Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
|
| Pervane olan kendini gizler mi alevden?
|
| Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
|
| Pervane olan kendini gizler mi alevden?
|
| Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
|
| Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
|
| Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
|
| Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
|
| Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
|
| Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
|
| Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
|
| Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
|
| Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
|
| Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
|
| Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
|
| Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
|
| Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince,,
|
| İçimdeki azgın devi rüzgarlara attım,
|
| Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım,
|
| İçimdeki azgın devi rüzgarlara attım,
|
| Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım,
|
| Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
|
| Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
|
| Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
|
| Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
|
| Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
|
| Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın... |