| Elbet Birgün Buluşacağız (original) | Elbet Birgün Buluşacağız (translation) |
|---|---|
| Elbet bir gün buluşacağız | We will eventually meet one day |
| Bu böyle yarım kalmayacak | It won't be like this |
| İkimizin de saçları ak | We both have white hair |
| Öyle durup bakışacağız… | We will stop and stare… |
| Belki bir deniz kenarında | Maybe by the sea |
| El ele mâziyi konuşacağız | We will talk about the past hand in hand |
| Benim içimde yanan ateş var | There's a fire burning inside of me |
| Sevgilim, ne zaman buluşacağız | Darling, when will we meet |
| Belki bir gemi güvertesinde | Maybe on the deck of a ship |
| Sen beni unutmuş için kupkuru | You have forgotten me |
| Benim gönlümde hâlâ o arzu | I still have that desire in my heart |
| Sevgilim, ne zaman kavuşacağız | My darling, when will we meet |
