| Um’rum değil be, alınan alınsın
| I don't care, let it be taken
|
| Küfür vardır bu tarzın içinde
| There is swearing in this style
|
| Birileri bir gün nasıl olmuşsa
| How did someone one day
|
| Birden bire oluvermiş
| happened all of a sudden
|
| Aklına saksı düşmüş de
| Though he thought of a pot
|
| Başında yıldızlar dönüvermiş
| The stars have turned on your head
|
| Varoştan gelmiş, anlayamadık
| He came from the suburbs, we could not understand
|
| Yokluk çekmiş, çok ağladık
| We suffered from poverty, we cried a lot
|
| Anası üveymiş, babası yokmuş
| His mother was a stepmother, his father was absent.
|
| Ağla çocuğum, ağla biraz daha
| Cry my child, cry some more
|
| Lipo, botoks, meme gerdirme
| Lipo, botox, breast lift
|
| Ne lazımsa hiç çekinme
| Whatever you need, don't hesitate
|
| Bol makyaj, sıkı mini etek
| Lot's of makeup, tight miniskirt
|
| Kesin tutar, sen üzülme
| It will hold for sure, don't worry
|
| N’olcak beste filan yaparız
| What will we do?
|
| Hatta sözleri biraz sallarız
| We even shake the words a little
|
| Benim neyim eksikmiş ağabeyciğim
| What am I missing, brother
|
| Mega diva neyin olamaz mıyız?
| Mega diva what can't we be?
|
| Bak sen, kuralına göre oynamış
| Look you played by the rules
|
| Paparazzilere yakalanmak için
| To get caught by the paparazzi
|
| Bilsen ne kadar emek harcamış
| If you knew how much effort it took
|
| Bir miktar dayak yemiş, onun bunun başını yakmış
| He got some beatings, it burned his head
|
| Kızma, n yapsın ağabeyciğim ekmek parası | Don't be angry, what should my brother do? |