| Sadem (original) | Sadem (translation) |
|---|---|
| Yaktığın sönmedi hala | What you burned is still not extinguished |
| Kimseyi sevemiyorum | i can't love anyone |
| Beni sana kattığın belli değil mi? | Isn't it obvious that you've recruited me? |
| Sebebi bilemiyorum | I don't know why |
| Aklımda bir tek sen varsın | You are the only one on my mind |
| Ben senden istediğimi | what i want from you |
| Kimseye diyemiyorum | I can't tell anyone |
| Yormadan, sormadan seveceğim seni | I will love you without tiring, without asking |
| Sadem | plain |
| Gönlüme sarmadan | without wrapping my heart |
| Ya buna var mı müsaden | Do you have permission for this? |
| Hiç durmadan, yorulmadan | ceaselessly, tirelessly |
| Seni bekleyeceğim zaten | I'll be waiting for you already |
| Evime düşen bikaç saç telin olmadan | Without a few strands of hair falling into my house |
| Buna var mı müsaden | Do you allow this |
| Yüzümde çizgilerin var | I got lines on my face |
| Saçımda bembeyaz tenin | Your skin is white in my hair |
| Hala yapayalnız yattığım farkedilir mi? | Is it noticeable that I'm still sleeping all alone? |
