| Bu dünyada geri dönüş yok hata yapma
| There's no turning back in this world, make no mistake
|
| Gözlerini aç uzaklara bakma
| Open your eyes, don't look away
|
| Tetiğe basma ya da bas ama düşün
| Don't press the trigger or press but think
|
| Bu oyunda gidişin var ama yok dönüşün
| In this game you have a departure but no return
|
| Özür dileme yok, af dileme yok
| No apologies, no apologies
|
| Acıma yok, sızlanma yok
| No pity, no whining
|
| Kursun ve fişek var sevdiğini gömmek
| You have the course and the firecracker to bury your loved one
|
| Her gün yeniden ölmek, geri dönmek yok, hiç dönmemek var
| Dying again every day, no going back, never coming back
|
| Herkesi her zaman yanında bulamazsın
| You can't always find everyone by your side
|
| Her zaman her istediğini çekip vuramazsın
| You can't always shoot what you want
|
| Pişman olamaz zamanı durduramazsın
| You can't regret, you can't stop time
|
| Stopa basıp başa-sona saramazsın
| You can't hit the stop and rewind
|
| Akıllı olmazsan işe yaramazsın
| You're useless if you're not smart
|
| Hayatın boyunca katil kalamazsın
| You can't be a murderer all your life
|
| Hiç uçamaz hiçbir yere kaçamazsın
| You can't fly, you can't run anywhere
|
| Karanlıktan zevk al hayattan alamazsın
| Enjoy the dark, you can't take away from life
|
| Dünyanda güller açmaz
| Roses don't bloom in the world
|
| Güneş açmaz, yağmur durmaz bulutlar uçurmaz
| The sun won't shine, the rain won't stop, the clouds won't blow
|
| Gökyüzünden yüzüne hüzün yağmaz
| No sadness rains down on your face from the sky
|
| Hüzün yüzüne şimşek gibi çakar
| Sadness strikes your face like lightning
|
| Bu oyunda herkes seni satar
| Everyone sells you in this game
|
| Arkadaşlar şimşek gibi çakar
| Friends strike like lightning
|
| Gökyüzünden yüzüne hüzün akar
| Sadness flows from the sky to your face
|
| Bu ıslak ateş seni sen gibi yakar
| This wet fire will burn you like you
|
| Bu oyunda herkes sana takar
| Everyone cares about you in this game
|
| Arkadaşlar şimşek gibi çakar
| Friends strike like lightning
|
| Gökyüzünden yüzüne hüzün akar
| Sadness flows from the sky to your face
|
| Islak ateş seni sen gibi yakar
| Wet fire burns you like you
|
| Bu oyunda önce sen tek yönetirsin
| In this game, first you rule alone
|
| Sonra sokaklar seni yönetmeye baslar
| Then the streets start to rule you
|
| Arkadaşlar seni taşlarla taşlar
| Friends stone you with stones
|
| Tüm savaşlar başlar aşk yavaşlar
| All wars begin love slows down
|
| Gözler geride kalır sözler tıkanır
| Eyes are left behind, words are blocked
|
| Sözlerin yerini bıçak ve silah alır
| Knife and gun replace words
|
| En sevdiğin en sevdiğinin canını alır
| Takes the life of your most loved one
|
| En yakin arkadaşlar uzak kalır
| The closest friends stay away
|
| Nefret kin öfke en kötü düşmanındır
| Hate hatred anger is your worst enemy
|
| En kötü düşmanının en iyi arkadaşıdır
| He is the best friend of his worst enemy
|
| Her yanlışından ders almalısın
| You should learn from every mistake
|
| Bu kirli dünyada hep temiz kalmalısın
| You must always stay clean in this dirty world
|
| Cebinde, belinde, elinde silah taşıma
| Carrying a gun in your pocket, waist, hand
|
| Bıçak taşıma, sabır taşırma nefes alma boşuna
| Don't carry a knife, don't be patient, don't breathe in vain
|
| Yazık sana gözüne, kaşına, genç yaşına
| Shame on you, your eyes, your eyebrows, your young age
|
| Geride bıraktığın o kadar göz yaşına
| So many tears you left behind
|
| Silah taşıma öne yürü tek başına
| Carry a gun, walk forward alone
|
| İleriye bak ve sıkı adımlar at
| Look ahead and take firm steps
|
| Aydınlığa doğru git hep ileri yürü
| Go towards the light, always walk forward
|
| Karanlıkta kalma gökyüzüne bak
| Look at the dark sky
|
| Bu oyunda herkes seni satar
| Everyone sells you in this game
|
| Arkadaşlar şimşek gibi çakar
| Friends strike like lightning
|
| Gökyüzünden yüzüne hüzün akar
| Sadness flows from the sky to your face
|
| Bu ıslak ateş seni sen gibi yakar
| This wet fire will burn you like you
|
| Bu oyunda herkes sana takar
| Everyone cares about you in this game
|
| Arkadaşlar şimşek gibi çakar
| Friends strike like lightning
|
| Gökyüzünden yüzüne hüzün akar
| Sadness flows from the sky to your face
|
| Islak ateş seni sen gibi yakar | Wet fire burns you like you |