| Ey, ey, ey
| Ey, ey, ey
|
| Köksal, boy, boy
| Koksal, height, height
|
| Yanılırım hissederim mağrur
| I'm wrong, I feel proud
|
| Şeytanlar susan meleklere bağırır
| Demons shout to silent angels
|
| Kafamın içi milyonlarca çağrı
| Millions of calls in my head
|
| Emanet belimde elim ağrır
| My hand hurts in my back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende
| death on your back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende
| death on your back
|
| Dönüp bak arkana beş kez, gecenin köründe leş meş olamam
| Look back five times, I can't be dead in the middle of the night
|
| İçimde garip bi ses var, tehlike çanları çalıyo duramam
| There's a strange voice inside me, I can't keep ringing alarm bells
|
| Mermiyi sürerim ağza, gölgemi kollarım ve nefes alamam
| I put the bullet in the mouth, I watch my shadow and I can't breathe
|
| Korkum yok gelecekse gelsin, ölümle yaşamın arası daha kara
| I have no fear, if he will come, the distance between death and life is darker
|
| (yok yok) Önemi yok, bunun bi önemi yok
| (no no) It doesn't matter, it doesn't matter
|
| Göremiyom, yönümü göremiyom
| I can't see, I can't see my direction
|
| Işığım yok, belki de karanlık çok
| I have no light, maybe it's too dark
|
| Çözemiyom, dümeni çözemiyom
| I can't, I can't untie the helm
|
| Yanılırım hissederim mağrur
| I'm wrong, I feel proud
|
| Şeytanlar susan meleklere bağırır
| Demons shout to silent angels
|
| Kafamın içi milyonlarca çağrı
| Millions of calls in my head
|
| Emanet belimde elim ağrır
| My hand hurts in my back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende
| death on your back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende
| death on your back
|
| Bunalım her gün, kırılır hevesim her gün
| Depression every day, my enthusiasm breaks every day
|
| Heyecan her gün, kırılır bi kemik her gün
| Excitement every day, a broken bone every day
|
| Bi yanım üzgün, bi yanım korkusuz güçlü
| Part of me is sad, part of me is fearless and strong
|
| Bi yarım hisli, bi yarım ağır bi pislik
| A half-feeling, half-heavy filth
|
| Ölüm ensemde gel bu beni yıkmaz
| Death is on my neck, it won't break me down
|
| Ölüm ensemdeyken kaybedecek nem var?
| With death on my neck, what moisture do I have to lose?
|
| Ertesi gün fırtınadan korkma
| Don't be afraid of the storm the next day
|
| Beni görüp kapan ayağıma korkak | Coward who sees me and snatches my feet |
| Yanılırım hissederim mağrur
| I'm wrong, I feel proud
|
| Şeytanlar susan meleklere bağırır
| Demons shout to silent angels
|
| Kafamın içi milyonlarca çağrı
| Millions of calls in my head
|
| Emanet belimde elim ağrır
| My hand hurts in my back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende
| death on your back
|
| Ölüm ensemde
| death on my back
|
| Ölüm ensende | death on your back |