| Her zaman ki gibi, sözünü tutmadın
| As always, you didn't keep your word
|
| Aramanı bekledim
| I waited for you to call me
|
| Hani sana güvenebilirdim, ama ben
| I could trust you, but I
|
| Yanılmanı istedim
| I wanted you to be wrong
|
| Yalancının mumu sönmeli
| Liar's candle must go out
|
| Bu defa şansın hiç gülmedi
| This time your luck never smiled
|
| Yüzündeki süslü maskeyi çıkardım
| I took the fancy mask off your face
|
| Seni gördüm buna çok üzüldüm
| I saw you so sorry about that
|
| Kafamdaki resme benzemiyor artık
| Doesn't look like the picture in my head anymore
|
| Kalbimde eriyip bittin
| You melted in my heart
|
| Yüzündeki süslü maskeyi çıkardım
| I took the fancy mask off your face
|
| Seni gördüm buna çok üzüldüm
| I saw you so sorry about that
|
| Kafamdaki resme benzemiyor artık
| Doesn't look like the picture in my head anymore
|
| Kalbimde sönüp gittin
| You faded away in my heart
|
| Çok üzüldüm, maskeyi çıkardım
| I'm so sorry, I took off the mask
|
| Söylesene aklın nerede
| Tell me where is your mind
|
| Hiç mi düşünmedin sonunu?
| Have you ever thought about the end?
|
| Soracağım olsun yine de
| I will ask anyway
|
| Şimdi pişman oldun mu?
| Do you regret it now?
|
| Pişman oldun mu
| do you regret
|
| Pişman oldun mu…
| Do you regret…
|
| Kalbimde sönüp gittin (x4) | You faded away in my heart (x4) |