| Toplamadım kafamı daha
| I haven't cleared my head yet
|
| Ya git ya da böyle yarım kalma
| Either go or don't be half like this
|
| Sen ittikçe dibe iliklerimde hissettim iyice
| I felt it deep in my bones as you pushed
|
| Bi' dene kopmayı gül gibi
| Just try to break up like a rose
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Dikenlerinle
| with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Sanki bi' deli gibiyim, yitirdim beynimi
| It's like I'm crazy, I lost my brain
|
| Uzaklaşma, seninle düşüncelerim
| Don't go away, my thoughts with you
|
| Yedi aklımı şimdi o aklımı
| It ate my mind now it's my mind
|
| Baş başa gittik, hep ben oynadım haksızı
| We went alone, I always played unfair
|
| «Tak» dedi bakmadım, uymadı kartlarım
| He said "plug", I didn't look, my cards didn't fit
|
| Tek hatam bu, iyi kapatamadım onları
| That's my only fault, I couldn't close them well
|
| Çözdün tüm sırrımı, kalmadı pek gizem
| You solved all my secrets, not much mystery left
|
| Böyledir bu değişmez, en sevilen ilk gider
| It is like this, it does not change, the most loved first goes
|
| Alışmıştım oysa ben olmaya hep terk eden
| I got used to it, but the one who always left to be me
|
| O yüzden bırak beni baş başa dikenlerinle
| So leave me alone with your thorns
|
| Dikenlerinle
| with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Dikenlerinle
| with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa
| leave me alone
|
| Sorun ne inan bilmiyorum
| I don't know what's the problem
|
| Sadece üzgünüm ve iç sesimi dinliyorum
| I'm just sorry and I'm listening to my inner voice
|
| Umrumda değil dedikleri kolay değil bırakmak öylece
| They say I don't care, it's not easy to just leave
|
| Uzakta olduğunda seni istiyorum
| I want you when you're far away
|
| Hep hesap kitap, ben hep sağ ve saadet
| Always reckoning, I'm always right and bliss
|
| Bu düzende bu kaybettim
| In this order I lost this
|
| Ve bi' zahmet kal, yol uzun ve karlı
| And stay away, the road is long and snowy
|
| Bak elimde kaldı dikenlerin
| Look, I've got your thorns in my hand
|
| Dikenlerinle
| with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Dikenlerinle
| with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle
| Leave me alone with your thorns
|
| Bırak beni baş başa dikenlerinle | Leave me alone with your thorns |