| İhanet (original) | İhanet (translation) |
|---|---|
| İçim öyle rahat | I'm so comfortable |
| Hiç acelem telaşım yok | I'm in no hurry |
| Zaman öğretiyor | time teaches |
| Eğriyi doğruyu insana | the curve to the right to human |
| Ben günahsızdım sen günahkâr | I was sinless, you are sinner |
| Sevmemişsin gördüm zerre kadar | You didn't like me, I saw an iota |
| Çok belliydi niyetin anladım | It was very clear, I understood your intention. |
| Yazık ki her şey bir yere kadar | It's a pity |
| Sana bir ihanet borcum vardı | I owed you a betrayal |
| Ödedim sonunda ağlayarak | I paid in the end crying |
| Çoktan hak etmiştin bunu üzgünüm | I'm sorry you deserved it |
| Berabere bitti bu aşk | This love ended together |
