| Sarışınım (original) | Sarışınım (translation) |
|---|---|
| Bir eda, bir çalım aldın başını gittin | You took a smack, you lost your head |
| Ne kadar masum bir şeyi terk ettin | How innocent you left something |
| Avunurken olur olmaz aşklarla | As soon as you console yourself with love |
| Seni hem sevdim hem senden nefret ettim | I both loved and hated you |
| Ne sen unuttun ne ben unuttum | What did you forget, what did I forget |
| Aldatma kendini gel | Don't deceive yourself |
| Yanıyor içim, eriyor içim | I'm burning inside, I'm melting inside |
| Eskisinden de beter | Better than before |
| Gel gel sarışınım gel | come come my blonde come |
| Gel sana âşığım gel | Come I love you come |
| Gel gel gün ışığım gel | Come come my sunshine |
| Gel çok karışığım gel | Come, I'm so confused |
| Bir ateş ki alev alev yanar içimde | A fire that burns inside me |
| Saçının kokusu kaldı ellerimde | The smell of your hair remained in my hands |
| Yatağımda deli gibi döner dururum | I've been spinning around like crazy in my bed |
| Dolaşır sanki hayalin hâlâ tenimde | It's like your dream is still on my skin |
