| Buz (original) | Buz (translation) |
|---|---|
| Zor mu geldi, kalp bilendi | Did it come hard, the heart was sharpened |
| Bakmam artık yüzüne | I don't look at your face anymore |
| Yaş mı geldi gözlerinden | Did the age come from your eyes? |
| Bak dert olur içime | Look, it will be trouble for me |
| Bir alev gibi yandım söndüm kendi kendime | I burned like a flame and went out on my own |
| Bir karar verdim senden ayrı uzun gecelerde | I made a decision in the long nights apart from you |
| Buz gibi yataklarda yalnız yatmak istemem | I don't want to sleep alone in cold beds |
| Genç yaşımda kalbimi aşka düşman edemem | At a young age I can't turn my heart against love |
| Beni bilirsin kararlıysam dünya dursa dönmem | You know me, if I am determined, I will not return if the world stops. |
| Çok geciktin her şey için artık vursan da ölmem | You're too late for everything, even if you hit me, I won't die |
