| Bugün güneş doğmayacak, bugün sen çok öleceksin
| The sun will not rise today, today you will die a lot
|
| Biraz düşlerine eğil, orda bir şey bulacaksın
| Bow down to your dreams, you'll find something there
|
| Bugün unut mavileri, çiçeğe su verme unut
| Forget the blues today, don't water the flower
|
| Biraz daha sen olursun, kalbindeki rengi büyüt
| Be a little more you, grow the color in your heart
|
| Biraz daha sen olursun, kalbindeki rengi büyüt
| Be a little more you, grow the color in your heart
|
| Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda
| Every love lives itself, the door you knock is closed in the end
|
| İçinde bir sen bulursun, büyümüş, anlamış, yorgun
| You find a you inside, grown, understood, tired
|
| Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda
| Every love lives itself, the door you knock is closed in the end
|
| İçinde bir sen bulursun, büyümüş, anlamış, yorgun
| You find a you inside, grown, understood, tired
|
| Ah aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor
| Oh oh my little one, this road leads to you
|
| Of aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor
| Oh oh my little one, this road leads to you
|
| Senin küçük baharında, unuttuğun bir şeyler var
| In your little spring, there's something you forgot
|
| Gelir geçer sokaklardan, sokaklara girer çıkar
| It comes and goes through the streets, it goes in and out of the streets
|
| Mavi penceresinde gün, telaşlı rengarenk kuşlar
| Colorful birds in the blue window of the day, hectic
|
| Kanatlarında bir alev, düşlerine konar kalkar
| A flame on its wings, it lands in your dreams
|
| Kanatlarında bir alev, düşlerine konar kalkar
| A flame on its wings, it lands in your dreams
|
| Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda
| Every love lives itself, the door you knock is closed in the end
|
| İçinde bir sen bulursun, büyümüş, anlamış, yorgun
| You find a you inside, grown, understood, tired
|
| Her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda
| Every love lives itself, the door you knock is closed in the end
|
| İçinde bir sen bulursun, büyümüş, anlamış, yorgun
| You find a you inside, grown, understood, tired
|
| Ah aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor
| Oh oh my little one, this road leads to you
|
| Of aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor
| Oh oh my little one, this road leads to you
|
| Ah aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor
| Oh oh my little one, this road leads to you
|
| Of aman aman küçüğüm, bu yol sana gidiyor | Oh oh my little one, this road leads to you |