| Kahvaltılar büyüyor gözümde
| The breakfasts are growing in my eyes
|
| Mırıldanacak kalmadı tek kelime
| Not a word left to murmur
|
| Yürüyorum nefesler ve bitiyorum ben
| I'm walking breaths and I'm ending
|
| Bu yağmurun içinde
| In this rain
|
| Her bir gün aynı bilmen gerek
| Every day is the same you should know
|
| Sen yokken birden ölmem gerek
| I have to die suddenly without you
|
| Uzaktan bakınca ne güzel bak hayatlar
| What a beautiful life when you look from a distance
|
| Oysa yaklaş ve kokla hepsi nasıl bayatlar
| But come close and smell how they are all stale
|
| Yalnızım bak çaresiz salonda
| I'm alone look helpless in the hall
|
| Ben O’nda bulmuştum ki güneşi
| I found in Him that the sun
|
| Sonunda, benzeri ve eşi
| Finally, like and wife
|
| Olmayan bir gülüş bir sönüşmüş hikayemiz
| A smile that doesn't exist, a faded story
|
| Uzaktan bakınca ne güzel bak hayatlar
| What a beautiful life when you look from a distance
|
| Oysa yaklaş ve kokla hepsi nasıl bayatlar
| But come close and smell how they are all stale
|
| Yalnızım bak çaresiz salonda
| I'm alone look helpless in the hall
|
| Ben O’nda bulmuştum ki güneşi | I found in Him that the sun |