| Eftelya (original) | Eftelya (translation) |
|---|---|
| O gün ilk tanıştığımızda | When we first met that day |
| Sen hayatından söz ederken | When you talk about your life |
| Benim tek düşündüğüm öpmekti seni dudaklarından | All I thought about was kissing you on the lips |
| Adım adım yakalandım bunu kendimden bile gizlerken | I got caught step by step hiding it even from myself |
| Bi anlık boşluğumda sana belli ettim salakça | I stupidly made it clear to you in my momentary emptiness |
| Eftelya, uzakta, bi rüya | Eftelya, far away, a dream |
| Uzun zamandır içimde | I've been inside for a long time |
| Filizlenir yalnızlık bazen sanki bir dipsiz kuyu akar durur damarımda | Loneliness sprouts sometimes as if a bottomless pit flows through my veins |
| Bu kaçıncı hatam benim | This is my first mistake |
| Ezberimi bozmam lazımken | When I have to break my game |
| Ben hala aynı yerde debelendim | I'm still stuck in the same place |
| Durdum ya, eftelya | I stopped, eftelya |
| Uzakta, bi rüya | Far away, a dream |
| Hayatını hayran hayran | admiring his life |
| Dalmış uzaktan izlerken | immersed watching from afar |
| Kafamda bi karakter | A character in my head |
| Oturttum yüz hatlarına | I sat on the facial features |
| Ve körkütük aşık mıyım hiç sanmam | And I don't think I'm blindly in love |
| Yalnızca bazen odamda otururken | Only sometimes when I'm sitting in my room |
| Aklıma gelmen ne garip | It's strange that you come to my mind |
