| İfade edemem şu an halimi
| I can't express my state right now
|
| Aklım başımda değil ama deli değilim
| I'm out of my mind but I'm not crazy
|
| İfade edemem şu an halimi
| I can't express my state right now
|
| Aklım başımda değil ama deli değilim
| I'm out of my mind but I'm not crazy
|
| Sanki bağlamışlar iki elimi
| It's like they tied my two hands
|
| Çok zor durumdayım iyi değilim
| I'm in a very difficult situation I'm not well
|
| Sanki bağlamışlar iki elimi
| It's like they tied my two hands
|
| Çok zor durumdayım iyi değilim
| I'm in a very difficult situation I'm not well
|
| Dört bir yandan kuşatılmış şehir gibiyim
| I'm like a besieged city
|
| Hiç tadım yok gene zehir gibiyim
| I have no taste, I'm like poison again
|
| Öyle doluyum ki nehir gibiyim
| I am so full that I am like a river
|
| Çok zor durumdayım iyi değilim
| I'm in a very difficult situation I'm not well
|
| Ben de bilmiyorum neden böyleyim
| I also don't know why I'm like this
|
| Şaşırmış kalmışım nasıl edeyim?
| I'm confused, how can I do it?
|
| Taş duvar nasılsa işte öyleyim
| As the stone wall is, that's how I am
|
| Çok zor durumdayım, çok zor durumdayım iyi değilim
| I'm in a very difficult situation I'm in a very difficult situation I am not well
|
| İyi değilim, çok zor durumdayım iyi değilim, iyi değilim
| I'm not fine, I'm in a very difficult situation, I'm not fine, I'm not fine
|
| O kadar yorgunum o kadar ağır
| I'm so tired, so heavy
|
| Gözlerim görmüyor, kulağım sağır
| My eyes can't see, my ears are deaf
|
| O kadar yorgunum o kadar ağır
| I'm so tired, so heavy
|
| Gözlerim görmüyor, kulağım sağır
| My eyes can't see, my ears are deaf
|
| Her nefes bin defa canımı alır
| Every breath takes my life a thousand times
|
| Çok zor durumdayım, iyi değilim
| I'm in a very difficult situation, I'm not well
|
| Her nefes bin defa canımı alır
| Every breath takes my life a thousand times
|
| Çok zor durumdayım, iyi değilim
| I'm in a very difficult situation, I'm not well
|
| Dört bir yandan kuşatılmış şehir gibiyim
| I'm like a besieged city
|
| Hiç tadım yok gene zehir gibiyim
| I have no taste, I'm like poison again
|
| Öyle doluyum ki nehir gibiyim
| I am so full that I am like a river
|
| Çok zor durumdayım iyi değilim | I'm in a very difficult situation I'm not well |